Data Loading...

Fransız İhtilali-dönüştürüldü Flipbook PDF

Fransız İhtilali-dönüştürüldü


170 Views
101 Downloads
FLIP PDF 651.17KB

DOWNLOAD FLIP

REPORT DMCA

Fransız İhtilali

Fransız Devrimi Fransız Devrimi veya Fransız İhtilali (1789-1799), Fransa'daki mutlak monarşinin devrilip, yerine cumhuriyetin kurulması ve Roma Katolik Kilisesi'nin ciddi reformlara gitmeye zorlanmasıdır. Avrupa ve Batı dünyası tarihinde bir dönüm noktasıdır. Sosyal bir akımı başlatan en büyük etkendir. Fransız ihtilali 14 Temmuz 1789 yılında Bastille Hapishanesi’nin isyancılar tarafından basılması ile başlamıştır.

Devrimin düşünsel sebepleri XVIII. yüzyılda Fransa'da birçok aydın yetişti. Aydınlanma filozofları, Fransız İhtilali'nin fikir yapısını hazırladılar. Aydınlanmacılar özgürlüğün tüm alanlarda olması gerektiği fikrini savunmaktaydı. • Descartes, daha XVII. yüzyılda, aklın ve eleştirel zihniyetin üstünlüğüne vurgu yapmıştır.

• Montesquieu ise yasama erkinin halkı temsil eden vekiller aracılığı ile kullanılmasını ve güçler ayrılığı ilkesinin hayata geçirilmesini önermiştir. • Voltaire'e göre kral, filozoflardan kurulu danışmanların örgütüne uyarak toplumu aydınlatmayı hedeflemeli, İngiliz modelini benimseyerek, parlamenter bir sistemin kapılarını açmalıydı.

Devrimin düşünsel sebepleri • Diderot ile d’Alambert ise yasa önünde eşitlik, düşünce ve ifade özgürlüğü gibi talepleri dillendirmekteydi. • Rousseau, insanların doğuştan eşit olduğuna inanmakta, çoğunluğun iradesinin siyasal rejime hâkim olması gerektiğini vurgulamaktaydı. Aydınlanma filozoflarının etkileri yanında İngiliz Halklar bildirgesi gibi metinler ve bunların temelini oluşturan John Locke’nin fikirleri ve Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi'nde dile getirilen demokratik ilkeler ve liberal ekonomi fikirleri burjuvaları hareketlendirmiştir. Fransızlar, dışarıdan gelen fikir ve hareketleri benimseyerek ihtilale zemin hazırlamışlardır.

Devrimin ekonomik sebepleri Devrimden önceki yıllar Fransız ekonomisi için pek de parlak sayılmamaktadır. Gelişen ticaret, savaşlar sebebiyle yavaşlama yönüne kaymış; köylü, mahsulünden beklenen verimi alamayarak büyük sıkıntılarla karşılaşmıştır. Ayrıca, tek kıtlıkla, açlığa kadar dayanan sorunlarla karşılaşmışlar tek çözüm yolu olarak kıta şehirlere göç etme yolunu tutmuşlardır, fakat şehirlerde de onları parlak bir yaşam beklememektedir; artan nüfusun ihtiyacını şehirler karşılayamaz duruma gelmiştir. Nüfus artması doyurulması gereken insanların çoğalmasına sebep olmuştur. Gelenlerin işsizlik sorunuyla da karşılaşması, istihdam olanağı bulamamaları toplumsal sorunların artmasına neden olmuştur.

Devrimin ekonomik sebepleri Aslında Fransa’nın ekonomisi pek çok çağdaş devlete göre ileri sayılmaktaydı; fakat önceki dönemlerle karşılaştırıldığında görülen fark edilir gerileme, halkı paniğe sokmuştur. Halkın içinde bulunduğu ekonomik sorunlar vergilerin düzenli olarak ödenmemesine yol açmış devletin en önemli gelir kaynağı olan vergilerin sekteye uğraması hazineyi büyük bir bunalıma sürüklemiş, uzayan savaş maliyetlerinin fazla olması ve teknolojinin gelişmesiyle savaş masraflarının artması, bir de saray masraflarının aşırılığı sebebi ile devlet iflasın eşiğine gelmiştir. Bu nedenle kral, vergilerin artırılması ve yeni vergiler konması yolunu tutmuş; bu plan dahilinde tüm toplumda vergilerin yaygınlaşması düşüncesi ortaya çıkmıştır. Paris Parlamentosu da bu yeni vergi aleyhine onay vermeyerek genel meclisin toplanmasını istemiştir.

Meclisin(États Généraux) toplanması 1789 yılında XVI. Louis, soyluları toplayıp toprak mülkiyeti üzerinden vergi alınmasını istediğinde soylular parlamentonun toplanmasını istediler. 1614 yılından beri toplanmamış olan parlamento, soylular, din adamları ve halktan seçilen üç kamaradan oluşuyordu. Parlamentonun toplanması, toplumsal yapıdaki çelişkilerin de ortaya çıkmasına neden oldu. Bir yanda soyluların ve din adamlarının ayrıcalıklı durumu diğer yanda da burjuvazi ve halktan temsilciler arasında parlamentoda ciddi sorunlar ortaya çıktı. Burjuva sınıfı, artık sahip oldukları ekonomik güce karşılık gelecek bir politik güç istiyorlardı. Feodal yapının ve monarşinin kaçınılmaz sonucu olan sosyo-ekonomik sınırlamaların kaldırılmasından yanaydılar.

Tenis Kortu Yemini ve Bastille Baskını 17 Haziran 1789'da ise üçüncü sınıfın temsilcileri Emmanuel-Joseph Sieyès öncülüğünde toplanıp bir kurucu meclis kurdular. Diğer sınıflara da kendilerine katılmaları için mesaj gönderdiler ve ülkenin yönetimine onlarla ya da onlar olmadan katılacaklarını bildirdiler. Bu olanları engellemek için XVI. Louis meclisin toplandığı Salle des États’ın kapatılmasını emretti. Bunun üzerine meclis Versailles sarayının hemen yanındaki tenis kortlarında toplanmaya başladılar ve burada 20 Haziran’da Fransa’ya yeni bir düzen getirilene kadar ayrılmayacaklarını söyleyen Tenis Kortu Yemini’ni ettiler. Kısa sürede ruhban sınıfının çoğunluğu da onlara katıldı.

Tenis Kortu Yemini ve Bastille Baskını Parlamento’nun toplanmasıyla orta sınıftan halk, özellikle varlıklı sınıflar, monarşiye karşı savaş açtılar. Bir anayasayla monarşinin yetkilerinin sınırlandırılmasını, iç gümrük duvarlarının kaldırılarak iç ticaretin serbestleştirilmesi, vergilerin yeniden düzenlenmesi ve yönetimde daha fazla hak elde etme talebinde bulundular. Bu talepleri XVI. Louis kabul etmedi. Orta sınıf, peşine halktan diğer unsurları da katarak 14 Temmuz 1789 günü Bastille Hapishanesi’ne saldırdı. Hapishane ele geçirilip mahkûmlar salındı.

Fransa İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi Ana madde: İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi 26 Ağustos 1789'da Fransız Devrimi'nden sonra, Fransız Ulusal Meclisi tarafından, Fransa İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi kabul ve beyan olundu. Bildirge; insanların eşit doğduğunu ve eşit yaşamaları gerektiğini, insanların zulme karşı direnme hakkı olduğunu, her türlü egemenlik esasının millete dayalı olduğunu ve mutlak egemenliğin bir kişi ya da grubun elinde bulunamayacağını, devleti idare edenlerin esas olarak millete karşı sorumlu olduğunu, hiç kimsenin dini ve sosyal inançları yüzünden kınanamayacağını söylüyordu.

Fransız Devrimi'nin Sonuçları • Yıkılmaz diye düşünülen, hatta egemenlik hakkını Tanrı'dan aldığı iddia edilen mutlak krallıkların yıkılabileceği ortaya çıktı. • Egemenliğin halka ait olduğu kabul edildi. • Milliyetçilik ilkesi, siyasi bir karakter kazanarak, çok uluslu devletlerin parçalanmasında etkili oldu.

• Eşitlik, özgürlük ve adalet ilkeleri yaygınlaşmaya başladı. • Şahsi güçlere, zekâya ve girişim yeteneğine ortam hazırladı. • Devrim öncesinde burjuvazi zaten ekonomik olarak büyük bir güç kazanmıştı. Devrimden sonra burjuvazinin siyasi ve toplumsal gücü arttı.

Fransız Devrimi'nin Sonuçları • Fransız İhtilâli, sonuçları bakımından evrensel olduğundan Yeniçağ'ın sonu, Yakın Çağ'ın başlangıcı kabul edildi. • Dağınık halde bulunan milletler, siyasi birliklerini kurmaya başladılar. • İnsan Hakları Bildirisi, Fransızlar tarafından dünya çapında bir bildiriye dönüştürüldü. • Fransız İhtilâli'nin yaydığı fikirlere karşı Fransız Devrim ve Napolyon Savaşları (1792-1815) başladı. Önce Fransa ile Avusturya ve Prusya arasında başlayan bu savaşlara, daha sonra İngiltere ve Rusya da katıldı. Savaşlar Napolyon'un yenilgisiyle sonuçlandı. Viyana Kongresi ile Avrupa'nın siyasi durumu yeniden düzenlenmiştir (1815).

Fransız Devrimi’nin Diğer İmparatorluklara Etkileri Fransız İhtilaliyle yayılan insan hakları, bireysel özgürlükler, eşit vatandaşlık gibi demokratik ilkeler dünyada anayasal rejimlerin ve demokrasinin gelişmesine katkı sağlamıştır. Ulus-devlet fikri ve milliyetçilik ideolojisi yayılmıştır. Din ve devlet işlerinin ayrılmasını öngören laiklik anlayışı devlet yönetiminde daha etkili olmaya başlamıştır. Din ve inanç hürriyeti genişlemiştir. Eşitlik, özgürlük ve adalet ilkeleri yaygınlaşmaya başladı.

Fransız Devrimi’nin Diğer İmparatorluklara Etkileri İlkel şekli Yunan şehir devletlerinde, gelişmiş şekli İngiltere ve ABD'de görülen demokrasi, Kıta Avrupası'nda da gelişmeye başladı ve Batı medeniyetinin vazgeçilmez unsurlarından biri haline geldi. Fransız İhtilalinin sonuçları Avrupa açısından da bazı yıkıcı etkiler getirmiştir. İhtilal savaşları neticesinde neredeyse tüm Avrupa savaş sahası haline gelmiştir. Bu savaşlar ihtilal sonrasında Napolyon döneminde de 1815 yılına kadar sürmüştür.

Fransız İhtilalinin Osmanlı Açısından Sonuçları Fransız İhtilali sonucu ortaya çıkan akımlardan biri de milliyetçiliktir. Milliyetçilik akımı, her milletin kendi bağımsızlığını ilan etmesine dayanır. Bu akım, Osmanlı gibi çok uluslu devletleri tehlikeye sokan akımdır. Çünkü Osmanlı'da 73 farklı millet bulunur. Yunanistan 1832’de, Sırbistan ve Romanya ve Bulgaristan 1878’de Osmanlı Devletinden ayrıldı. Tüm bu milletlerin bağımsızlığını ilan etmesi ile Osmanlı'nın parçalanması kaçınılmazdır. Bunu gören Sultan Abdulmecid, 3 Kasım 1839 tarihinde Tanzimat Fermanını imzaladı. Bu ferman ile azınlıklara bazı haklar verildi.

Tanzimat Fermanı(ana konuları) • Tüm vatandaşların can, mal ve namus güvenliğinin sağlanması • Yargılamada açıklık, hiç kimse yargılanmadan idam edilemeyecek (Hukuk devleti özelliğini yansıtır.) • Vergide adalet • Erkeklere dört yıl mecburi askerlik • Rüşvetin ortadan kaldırılması

• Herkesin mal ve mülküne sahip olması, bunu miras olarak bırakabilmesi (Özel mülkiyet güvence altına alındı; müsadere kaldırıldı.)